6 Eylül 2008 Cumartesi

Tabiata Bakmak

Tabiata Bakmak
Tabiat görmezlikten gelinemeyecek ve kaçılamayacak şekilde etrafımızı sarmış olsa da, güzelliklerine bakıp ilgi göstermezsek, onun değerini bilemeyiz. Denediğiniz, sizin için özel olan bir şeye bakmak daha kolaydır. Çocuklarımızın dünyalarına özen göstererek ve etraflarındaki doğal çevreden huzur bularak büyümeleri¬ni isteriz. Birlikte bakarak onlara tabiata ilgi göstermeyi öğretin. Ayda bir kere bir hafta en küçük çocuk yat¬madan önce hep birlikte dışarı çıkıp gökteki aya bakın. Her gece büyümesini veya küçülmesini, gökyüzündeki yerinin değişmesini izleyin. Ay hakkında bir masal uydu¬run. Birisi başlasın, herkes bir-iki cümle eklesin. Bir kütüphaneden gökyüzündeki yıldızlan gösteren bir harita da alabilirsiniz. Yıldız kümelerini birlikte öğrenin ve izleyin. Gecenin sessizliğini dinleyin ve gökyüzündeki yıldız kümelerini tespit etmeye çalışın.

İzle ve Sasır

İzle ve Sasır
Eski bir deyiş vardır: "Onun ayakkabılarını giyip bir kilometre yol gitmeden hiç kimseyi yargılama." Başka birinin hayatını tahayyül etmek için işte size bir fırsat. Ne de olsa empatının temeli, bir başkasının ne hissettiğini anlamaktır. Başka birinin hayatını tahayyül etmezseniz, onun neler hissettiğini anlayamazsınız. Müsait bir gün şehir merkezine, bir parka ya da aile fertlerinizin dışında insanların bulundukları bir başka yere gidip bir saat geçirin. Bir süre insanları izledikten sonra birlikte oturup başka bir insanın hayatının nasıl olabileceğine dair hikâyeler uydurun.

Siz Yokken

Siz Yokken
Tatile veya iş gezisine gidecekseniz, evden ayrılmadan önce çocukların her biriyle yokluğunuzda kendisim nasıl hissedeceğini konuşun. Kendi çocukluğunuzda anne-babanız yokken neler hissettiğinizi anlatın. Her çocukla bir kaset bandı yapabilirsiniz. Bir masal veya şiir okuyabilir, gülebilir, şarkı söyleyebilirsiniz. Çocuğunuz kendini yalnız hissettiğinde bu kasedi koyabilir ve siz gittik¬ten sonra kendisini nasıl hissettiğini düşündüğünüzü anımsar. Mümkün olduğu kadar empati gösterin; bu çocuğa yansıyacaktır.

Teşekkür Ederim

Teşekkür Ederim
Bir ailede gün boyunca farkına varılmayan ve takdir edilmeyen o kadar çok şey gerçekleştirilir ki... Bugün teşekkür etme töreni için zaman ayırın. Hep birlikte oturun ve her sefer bir aile fer¬dinde odaklanarak herkes o kişiyi niçin takdir ettiğini anlatsın. Örneğin: "(filanca) seni takdir
ediyorum, çünkü Teşekkür ederim."
Teşekkürleri alelacele art arda dizmezseniz, herkes yaptıklarından ötürü kendini iyi hisseder ve gele¬cekte de işbirliğine açık olur. Herkes takdir gören kişi olma fırsatım elde etmelidir.

Not Yazın

Not Yazın ~
Empati başka birine şefkat göstermektir. Aynı durumda siz olsaydınız, ne yapılmasını ister¬seniz, onu yapmaktır. İlginizi göstermenin küçük bir yolu da evin değişik yerlerine desteğe ihtiyaç duyan kişiye notlar bırakmaktır. Banyodaki aynaya bir not bırakırsanız, sabahleyin gördüğü ilk şey bu not olacaktır; tabağına iliştirdiğinizde yemeğini gülümseyerek yiyecektir; arabasının camına da iliştirebilirsiniz. Bu tür notlar yazmak çok az zaman alır. Okuması basit olmalıdır: "Cesaret, başaracaksın!" "Seni seviyorum, en büyük sensin." "Bugün seni düşüneceğim." Bunu sadece bir kere bile yapsanız, çocuklarınız büyük bir olasılıkla bu eğlenceye katılmak isteyecektir. Bu nedenle evin belli bir yerine küçük bir sepet içine kâğıt-kalem koyun ve herkesi hafta içinde birkaç not yazmaya teşvik edin.

Hastabakıcılık Görevi

Hastabakıcılık Görevi
Anne ve babalardan hastalanan çocuklara evde bak¬maları beklenir. Niçin çocuklara da hasta bakmayı öğretmeyelim? Aile bireylerinizden biri hastalandığında bir "hastabakıcı nöbeti" koyun. Bu nöbet aile fertlerinin her birinin günün belli saatlerinde hasta olana bakmasını (su ve okuyacak şeyler vermek, konuşmak isterse onunla sohbet etmek, yemeğini yedirmek, üstünü örtmek, yürümesine yardım etmek, vb.) sağlar. Çocuğunuza, insanın kendisini iyi hissetmediği zaman ilgi görmesinin ne kadar güzel bir duygu yarattığını vurgulayın. Çocuk hastalanırsa, o da ailenin öteki fert¬lerinden aynı bakımı bekleyebilir. Çocuklar işe yara¬mayı pek sever ve çoğu kez büyük ilgi gösterir, ama ne yapacaklarını bilemezler. Bu, ne kadar iyi baktıklarını gösterebilmeleri için onlara bir şeyler öğretir.

Bakım

Bakım

Bakım bir yaşam tarzıdır; aile içinde olsun, dünyada olsun isteğe bağlı olan bir şey değildir. Aile birçok açıdan Mr bahçe gibidir. Hepimiz farklı hızlarla büyür, var kalmak için sevgi ve bağlılıkla beslenmeye ve kimi zaman da yabani otlanmızm ayıklanmasına ve yeni tohumların atılmasına ihtiyaç duyarız. Bir ailenin üyelerine verebileceği en büyük armağan, herkesin aile ve dünya bahçesinin bakımından sorumlu olduğu bilincidir. Herkes bakım için zaman ayırmalı, ara sıra yabani otlan ayıklamalı ve sulamak için kendi katkısını yapmalıdır. Böylece herkes destekleyici bir çevre içinde kendi kişiliğini geliştirebilir.
'Eğer onu canlı tutacak sevecen bir bahçıvan yoksa, bahçe çabucak ölür."
—May Sarton